A TEXT POST

sehpa köşeleri dünyayı fethedecek…

Bir gerilim filmi izlediğinizi düşünün. Karanlık bir koridorda bir kız ilerliyor. Müzik hafiften yükselmeye başlıyor. Kamera öyle bir açıda ki, kesinlikle oradan bir yerlerden bir şeyler fırlayacak ve kıza bir şey yapacak. Herkes anlar bunu. Ama buna rağmen olay gerçekleştiği anda koltuğumuzda zıplarız. Bunları bile bile de gider o filme para verir sinemada izleriz. Neymiş? Sinemada izlemesi daha heyecanlı oluyormuş. Gerilim korku türüne para vermeyi bırak, otobüs yolculuğunda bile izlemem.Şimdi size birkaç örnek vereceğim.İlköğretim veya lise çağlarındasınız, hatta arkadaş çevrenizin kalitesine göre üniversitede bile olabilirsiniz. Güneşli güzel bir gün. Arkadaşlarınızla eğleniyorsunuz. Kızlardan bahsediyorsunuz, halı saha maçı planı yapıyorsunuz, ya da sadece boş boş geyik yapıyorsunuz. Dünya umurunuzda değil. Tek düşünceniz daha fazla nasıl eğlenebileceğiniz. Ve o anda bir ses duyuyorsunuz “Atatürk ne demiş?” işte bu cümle sizi öyle gerer ki belinizden sırtınıza doğru bir ürperti gelir. Bu ürperti boynunuza ulaştığında ister istemez omuzlarınızı yukarıya kaldırıp kafanızı geriye atmak suretiyle ensenizin alanını en aza indirmeye çalışırsınız. Hele ki yeni saç tıraşı olduysanız kurban kesinlikle sizsiniz. Eğer hızlı davranmazsanız ensenizde patlayan bir şamarla gözünüzde kıvılcımlar çakar ve peşinden “boş bulduğun enseyi doldur demiş.” Cümlesini duyarsınız işte gerçek gerilim budur.Akşam yemeğini yemişsiniz. Televizyonun karşısına geçmişsiniz. Ya da bilgisayarınızda yeni indirdiğiniz oyunun başına oturmuşsunuz. Keyfinize diyecek yok. Ama bir anda mesanenizde bir sıkışma hissediyorsunuz. İlk önce, sıkıştırmayı azaltmak için sallanmaya ve bacaklarınızı sallamaya başlıyorsunuz. Yerinizden kalkmak zevkinizi bölmek istemiyorsunuz. O yüzden son ana kadar dayanmaya çalışıyorsunuz. Artık poponuzu koltuğa/sandalyeye sürtmekten eşofman erimeye başlayınca oyuna ara verip kalkmanızın zorunlu olduğunu anlıyorsunuz.
Bir anda ayağa fırlarsınız koşarcasına tuvalete yönelirsiniz. Ama bir anda ayak serçe parmağınızda bir acı hissedersiniz. O kadar ki yere yatıp kıvranmaya debelenmeye başlamışsınızdır. Yerde duran sehpa sanki size kıs kıs gülmektedir. Dünya üzerindeki sehpaların, insanoğlunun ayak serçe parmaklarına kurduğu acımasız komploya bir kurban daha verilmiştir. Bu duyguyu yaşatmaya hangi gerilim/korku filmi nazır olmuştur?
Sorarım size.